Müfessir, Edîb, Mütefekkir, Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
BİZİ TAKİP EDİN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTABIMIZ ÇIKTI
“Onlar hâlâ câhiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin inanan bir toplum için, hükmü Allah’tan daha güzel olan kimdir?” (Mâide: 50) "Câhiliyye'nin anlamı bu ayette açıkça tarif ediliyor. Câhiliyye –Allah'ın belirttiği ve Kur'an'da da ifade edildiği gibi- insanların insanlar için hüküm belirlemesi, insanların insanlara kulluk yapması, Allah'a kulluğun terk edilmesi, Allah'ın ilâhlığının reddedilmesi, bu reddin karşılığında da bir kısım insanların ilâh kabul edilmesi ve Allah'ı bırakıp onlara kulluk yapılmasıdır. Bu ayetin ışığında câhiliyye, geçmiş zamanın bir dönemi ile sınırlı değildir. Câhiliyye bir vakıadır. Bu vakıa dün vardı, bugün var ve yarın da olacak. Câhiliyye'nin özelliği, İslam'a karşı olma ve İslam'a zıtlıktır.

 

FÎ ZILÂLİ'L KUR'AN'DA, MÂİDE SÛRESİNİN 50. AYETİNİN ANLAM VE TEFSİRİ:

 

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم ِ

 

أَفَحُكْمَ الْجَاهِلِيَّةِ يَبْغُونَ وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللّهِ حُكْمًا لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ



“Onlar hâlâ câhiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin inanan bir toplum için, hükmü Allah’tan daha güzel olan kimdir?” (Mâide: 50) 

"Câhiliyye'nin anlamı bu ayette açıkça tarif ediliyor. Câhiliyye –Allah'ın belirttiği ve Kur'an'da da ifade edildiği gibi- insanların insanlar için hüküm belirlemesi, insanların insanlara kulluk yapması, Allah'a kulluğun terk edilmesi, Allah'ın ilâhlığının reddedilmesi, bu reddin karşılığında da bir kısım insanların ilâh kabul edilmesi ve Allah'ı bırakıp onlara kulluk yapılmasıdır. Bu ayetin ışığında câhiliyye, geçmiş zamanın bir dönemi ile sınırlı değildir.

Câhiliyye bir vakıadır. Bu vakıa dün vardı, bugün var ve yarın da olacak. Câhiliyye'nin özelliği, İslam'a karşı olma ve İslam'a zıtlıktır.

İnsanlar, hangi zaman ve hangi mekanda olursa olsunlar, ya tek bir meselede bile taviz vermeden Allah'ın şeriatına göre hükmedecekler, onu kabul edecekler ve ona tam olarak teslim olacaklar ve böylece Allah'ın dinine girecekler. Yada, insan aklının ürünü olan bir şeriata, bir ideolojiye göre hükmedecekler, -hangi şekilde olursa olsun- o ideolojiyi benimseyecekler; bu durumda da câhiliyye'ye mensup olacaklar. Böyle yapanlar, ideolojisi doğrultusunda hüküm verdikleri kişinin dinindedirler,

Allah'ın dininde değil! Allah'ın hükmünü istemeyen, câhiliyye'nin hükmünü istiyor demektir. Allah'ın şeriatını reddeden, câhiliyye sistemini kabul ediyor ve câhiliyye'yi yaşıyor demektir.

Bu, yolların ayrılış noktasıdır. Allah, insanları bu noktada durdurur. Onlar, bundan sonra diledikleri yolu seçmekte serbesttirler.

 Ardından Allah bu tür insanlara, câhiliyye sistemini istemeleri sebebiyle kınayıcı bir soru yöneltir. Allah'ın hükmünün üstün olduğunu vurgulayıcı bir soru.

"Kesin inanan bir toplum için, hükmü Allah'tan daha güzel olan kimdir?"

Evet, kimin hükmü Allah'ın hükmünden daha güzel olabilir? İnsanlar için, Allah'ın belirlediği şeriattan ve onun hükmünden daha iyi bir şeriat ve hüküm belirleyebileceği iddiasında bulunmaya kim cesaret edebilir? Böylesi büyük bir iddiayı ispat etmek için hangi gerekçeye sahip olabilir? Bu iddiaya kalkışan, insanları yaratıcıdan daha iyi tanıdığını söyleyebilir mi? İnsanlara, insanların Rabbinden daha merhametli olduğunu söyleyebilir mi? İnsanların menfaatlerini, insanların ilâhından daha iyi bildiğini söyleyebilir mi? Son şeriatını belirleyen, son elçisini gönderen, onu peygamberlerin sonuncusu, getirdiği mesajı da kitapların sonuncusu yapan ve İslam şeriatını da kıyamete dek geçerli kılan Allah'ın durumların değişebileceğini, yeni ihtiyaçların ortaya çıkabileceğini, farklı koşulların meydana gelebileceğini bilmediğini iddia edebilir mi? Bir kimse, Allah bütün bunları bilmediği için şeriatında bunları belirtmemişti fakat âhir zamanda bunlar insanlar tarafından kavranmıştır diyebilir mi?

Allah'ın şeriatını insan hayatından uzaklaştıran, onun yerine câhiliyye şeriatını, câhiliyye hükmünü koyan, kendi arzusunu veya herhangi bir ulusun yada bir neslin arzularını Allah'ın hükmünden ve Allah'ın şeriatından üstün tutan kimseler, bu tür sözler söylemeye nasıl cür'et edebiliyorlar?

Özellikle de kendisinin Müslümanlardan olduğunu iddia eden bir kimse, bu gibi sözler söyleyebilir mi?

İçinde bulunduğumuz şartlarmış. Durumlar çok değişmiş. İnsanların istememesiymiş. Düşmanlardan korkmamız gerekirmiş. Allah, Müslümanlara şeriatını kendi aralarında yürürlüğe koymalarını, Kur'an metodu üzerinde yürümelerini, indirdiği şeriatın bir meselesini bile saptırmamalarını emrederken, bütün bunları bilmiyor muydu?

Beklenmedik ihtiyaçlar, yenilenen şartlar ve göz ardı edilemeyecek durumları Allah'ın şeriatı ihata etmekte yetersizmiş! Şeriatından taviz verilmemesi için kesin ifade kullanan ve insanları uyaran Allah, bütün bunların olacağını bilmiyor muydu?

Bütün bu konularda, Müslüman olmayan bir kimse dilediğince konuşabilir, Fakat Müslüman olan yada Müslüman olduğunu iddia edenler bu gibi sözler söyleyebilir mi? Bu tür sözler söyledikten sonra, onun İslam'la artık ne ilgisi kalmıştır. Bundan sonra onlarda İslam'dan bir iz kalır mı?

Bu, yol ayrımıdır. Kişi, tercihini yapmak zorundadır. Seçimini yapmışsa artık tartışmanın bir faydası yoktur.

Ya İslam, ya câhiliyye! Ya iman, ya küfür! Ya Allah'ın hükmü, ya câhiliyye'nin hükmü!

Allah'ın indirdikleriyle hüküm vermeyenler; kâfirlerin, zâlimlerin ve fâsıkların tâ kendileridir. Yönetilenlere karşı Allah'ın hükmüyle hükmetmeyenler, kesinlikle mü'min değildirler.

Bu mesele, Müslümanın kafasında açık ve net olmalıdır. Yaşadığı çağda, insanlara karşı Allah'ın hükmünü uygulama hususunda tereddüde düşmemelidir. Bu gerçeğin zorunlu sonucu gereği, dosta da düşmana da Allah'ın şeriatını uygulamalı ve bunun sonucuna da katlanmalıdır.

Müslüman bu meseleyi kesin olarak kafasına yerleştirmezse, ölçü ve istikrarı kaybedecek, kendisini yöntem sorununun içinde bulacak, hak ile batılı birbirinden ayıramayacak, doğru yolda bir adım bile ilerleyemeyecektir. Bu meselenin, insanların pek çoğunun kafasında kapalı ve anlaşılmaz kabul edilse bile, Müslüman olmak ve Müslümanlığın gereklerini yerine getirmek isteyenlerin kafasında bir muamma bulunması asla doğru değildir."

(Fî Zılâli'l Kur'an, Seyyid Kutub, Mâide Sûresinin 50. Ayetinin Tefsirinin Tercümesi.)


Tercüme:

Yusuf Semmak

 

Bağlantı | kategori: TERCÜMELER | tarih: 10/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
YORUM YAZINIZ
İSMİNİZ

E-Posta (Gizli)

Web siteniz

Yorumunuz

Güvenlik kodu
Son Konular • KADERE İMAN FARZDIR. (Kamer Sûresinin 49. Ayetinin İ'râbı) PDF Oku!
• NASİHATLER 4
• “PUTPEREST ÇAĞLARDA MÜSLÜMAN OLMAK” İSİMLİ KİTABIMIZIN ÖZELLİKLERİ:
• NASİHATLER 3
• Seyyid Kutub Âlim midir?
• BİR NOSTALJİ... "Emekliliğime altı ay kaldı, ..."
• BİRAZ HAYAL KURALIM... Aç mısınız?
• Arapça Sınav Soruları - PDF İndir!
• ALTIN ÖĞÜTLER
• Biz, Sahâbîlerin Yaşadıkları Dinin Neresindeyiz?
• Tevhîd'den Kaçan Kimse, Mânen Oksijensiz Kalır!
• 14 Sûrenin Türkçe Anlamı (PDF Oku ve İndir!
• Hz. Yûsuf'un Mısır'daki Konumu Nedir?
• ARACILIK ŞİRK'İNDEN SAKININ!
• Allah, Müslümanlar'ın Bilmeden Birbirlerinin Kanını Akıtmalarına İzin Vermediği İçin Mekke'nin Fethini Ertelemiştir!
• MUHTELİF MAKALELER
• İnsanların Kavillerini mi, İbârelerinin İ'râblarını mı yoksa Azîz ve Celîl Olan Allah'ın Kitabını mı Fıkhedeceğiz?
• "Tek Kaynak Kur'an'dır" Diyen Birisine Verdiğimiz Cevaptır!
• Allah'ın Zâtı ile Sıfatlarının Münâsebeti Konusu
• Türkçe'yi Düzgün Kullanmaya Dikkat Edelim!
• Ünsüz Sertleşmesi ve Ünsüz Yumuşaması
• Türk Dilinin Bugünkü Hali!
• Geçmişten Günümüze Kültür Erozyonu
• NOT DEFTERİ
• Şu anda Hz. Hızır Hayatta mıdır?
• Allah'ın Gaybı Bildiğini İnkâr Edenlere, Kur'anî Delillerle Reddiye! (PDF İndir/Oku!)
• ALLAH’IN GAYBI BİLDİĞİNİ İNKÂR EDENLERE, KUR’ANÎ DELİLLERLE REDDİYE!
• Seyyid Kutub'a Nispet Edilen, "Ebrehe ve Ordusu Çiçek Hastalığı Şeklinde Salgın Bir Hastalıkla Helâk Oldu" Sözüne Reddiye!
• Emanet ve Vasiyet (PDF İndir/Oku!)
• EMANET VE VASİYET
• ALLAH’IN, EL, YÜZ, NEFS, ULUVV, İSTİV GİBİ SIFATLARINA İMAN MESELESİ
• Semâ ve Rabıta Meselesine Dair Bir Soru
• Mevlid Kandili Kutlamak, Sonradan Uydurulmuş Bid'attir!
Son Yorumlar
rana
Cok guzel cok isime yaradi teşekk
Yusuf Semmak
HADİS İNKÂRCILIĞI, USÛL-Ü HADİS İ
ebru
elinize düşüncelerinize sağlık ge
nuran
Saç nasıl avret yerleni örtsün .R
Yusuf Semmak
SABAH NAMAZININ GİRİŞ VE AKŞAM NA
Yusuf Semmak
Ve aleyküm selam. “Hımâr” keli
Nevra
Selamun Aleyküm, Benim bir sorum
misafir
Allah razı olsun gerçekten çok ya
Yusuf Semmak
İslâm'da tevbe kapısı kıyamete ka
isa şaahin
Kur’an-ı kerimde kötü bir işe ara
Yusuf Semmak
HAYATIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ DEĞİL;
can Aydın
ÇEKİM YASASI-na inanmak Şirk midi
Yusuf Semmak
Daha önceki açıklamamızda da beli
Muharrem
Artık kimse beni günahkar olarak
Yusuf Semmak
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.
Muharrem
Bir Mü'minin Şirkten tevbe ederek
rabia
bence bu site çok güzel hem de ço
hülya
dersler için teşekür ederim, si
islam kardeşliği
Allah razı olsun yazınız güzeldi.
Serkancan
bu siteyi çok beğendim bu siteyi
Yusuf Semmak
Ve aleyküm selâm. Yazımızdan isti
Büşra
Selamun Aleyküm, Gerçekten açık
Yusuf Semmak
“Günah-Tevbe İlişkisi ve Tevbenin
Yusuf Semmak
Bir Hristiyanla tartışan bir arka
Yusuf Semmak
Nefy ve İstisnâ Edatıyla Yapılan
Yusuf Semmak
Yazımızın bir bölümünde, "Ama All
abdullah günaydın
ALLAHrazi olsun
Sinan Yıldız
Teşekkürler. Çok değerli bir açık
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM