Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
DERS VİDEOLARI ARŞİVİ
NOT DEFTERİ
Sünnet Yolculuğu ve İlâhî Bereketler: Bir Müslüman, bulunduğu her makamda "Rasûlullah, bu durumda acaba ne yapardı ve ne okurdu" diye düşünmek zorundadır. Gece gündüz, çarşıda pazarda, evde dağda bağda, vasıtaya binerken inerken, evlenirken boşanırken, yerken içerken vs her durumda Sünnet'e başvurmalıyız. Sünnet istikametinde yaşamak demek; Efendimizin hayatının her biriminde neler yaptığını ve söylediğini öğrenip uygulamak demektir. Bu konu, hayatımızın en önemli konularındandır. Yani olmazsa olmaz bir meseledir. Sünnetsiz bir yaşam tarzı, İslamî bir hayat değildir.

 

MÜSLÜMAN, HAYATININ HER ANINDA SÜNNETE UYMALIDIR:

 

Sünnet Yolculuğu ve İlâhî Bereketler:

 

Bir Müslüman, bulunduğu her makamda "Rasûlullah, bu durumda acaba ne yapardı ve ne okurdu" diye düşünmek zorundadır.

Gece gündüz, çarşıda pazarda, evde dağda bağda, vasıtaya binerken inerken, evlenirken boşanırken, yerken içerken vs her durumda Sünnet'e başvurmalıyız.

Sünnet istikametinde yaşamak demek; Efendimizin hayatının her biriminde neler yaptığını ve söylediğini öğrenip uygulamak demektir.

Bu konu, hayatımızın en önemli konularındandır. Yani olmazsa olmaz bir meseledir. Sünnetsiz bir yaşam tarzı, İslamî bir hayat değildir.

Peygamberimizin değişik vesilelerle, farklı ortamlarda yaptığı dua ve zikirleri saymakla bitiremeyiz. En azından bir tanesini öğrenmeliyiz.

Bunu yapmak yani Sünnetteki o duaları ezberlemek ve uygulamak asla zor değildir. Bunu yapmak, Allah'ın kulu olduğunun şuurunda olmaktır. Zikir, fikir, ibadet ve Allah’a itaat üzere bir hayat yaşamaktır.

Yani hayatın binlerce debdebe ve zevklerine rağmen Müslümanın başı dönmez ve Allah'tan gâfil olmaz. Devamlı O'nu düşünür ve O'nu zikreder...

Allah'ın zikri de ancak O'nun gönderdiği Kur'an ve Peygamberimize vahyettiği Sünneti yaşayarak gündemde tutmakla mümkün olabilir.

Örneğin; geceleyin yatarken ne okuyacağız? Bu tek soru ama; binlerce soru sorduğumuzda Sünnetten karşılığı nedir? İşte bunları okumalıyız, öğrenmeliyiz, yaşamalıyız, öğretmeliyiz.

Sevinince ya da üzülünce ne yapmalıyız? Felâketler karşısında tavrımız ne olmalı? Kabristana uğrayınca ne okuyacağız? Güzel ya da korkunç rüyalar görünce ne söyleyeceğiz?

Binlerce soru sormamız gerekiyor? Çünkü hayatımızın her adımını Sünnete uydurmakla mükellefiz. Acaba bunları hiç düşünüyor muyuz?

Bazı arkadaşlarımız, bu meseleyi dinlerken bu kadar duayı ezberlemek ve yeri geldiği zaman ve mekanda unutmadan okumak zor diyebilir. Bu, yanlıştır!

Meselenin içine girmeden anlaşılması mümkün değildir. Önce bu hayırlı işe cehdedelim, kolay olduğunu göreceğiz. Ezberlemek de, yaşamak da...

Peygamberimizin Sünnetine herkes, ilmi ve kapasitesi ölçüsünde tâbi olur. Bütün insanlar aynı seviyede değildir. Allah da bunu bilmektedir.

Peygamberimiz, bir durum karşısında çok sayıda dua okumuştur; zira bu ona kolaydır. O insanların en zekisidir ve takvâca da en üstünüdür.

Bir Müslüman da kendi gücüne göre, Peygamberimizin bir makamdaki dualarından bir ya da bir kaçını ezberleyip uygulayabilir. Bu zor değildir.

 Arapça bilen ya da bilmeyen, ilmî vukûfiyeti olan ile avâmın ya da farklı yetenek ve meziyetleri olanların tek tip bilgi edinmesi zordur.

Sünneti detaylı öğrenip yaşamaya muktedir olanlar, vus'atına göre; imkânı sınırlı olanlar da takâtına göre Sünnetteki duaları öğrenmelidirler.

Örneğin; gök gürlediğinde ne okunacak, Müslüman bunu merak etmelidir. Sürekli kabristanların yanından geçiyoruz. Peki o zaman ne okuyacağız?

Fakat şuna dikkat etmeliyiz. Yeni başlıyorsak kısa ve kolay ezberleyebileceklerimizi öne almalıyız. Dinde zorluk yoktur, kolaylık ve müjdeleme vardır!

Bir kaç tane kolay ve kısa örnek vermek gerekirse; yemeğe başlarken “Bismillah”, bitirince “Elhamdülillah”, tuvaletten çıkarken kısaca "Ğufrâneke" demek yeterlidir. Daha sonra devamını da öğreniriz.

Mesela; gece yatarken: "Bismike'llahümme emûtu ve ehyâ" demek zor değildir. Ya da evden çıkarken: "Bismillahi tevekkeltü alâ'llah" cümlesini ezberlemek ve uygulamak oldukça kolaydır.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Biz başlangıç olarak kolaydan başlamalıyız. Ama bu duaların Arapça okunuşlarını doğru öğrenmeliyiz.

Bu güzergâhda, Allah bize iki hayır kapısı açacaktır: Birisi, eğer bilmiyorsak Kur'an'ı yüzünden okumayı öğreneceğiz. Hem de kısa zaman içinde…

İkincisi ise, ezberlediğimiz duaları Arapça veya Kur'an okumayı bilen birisine dinleterek, onun ağzından yanlışsız öğreneceğiz.

Duaların ezberi, tashihi ve Kur'an okumaya başlama merhalelerinden sonra ise, okuduklarımızın anlamlarını merak edip onları ezberleyeceğiz, sonrasında öğreneceğiz.

Bu yolda, sayısız dualar ezberledik, meseleleri öğrendik. Bakın, bu yol ne kadar bereketliymiş. Bu kadarla da yetinmeyeceğiz.

"Ben neden Arapça bilmiyorum?" diye düşünüp Arapça öğreneceğiz. Zaten o zamana kadar sayısız ayet ve Hadis olarak dualar ezberlemiş olacağız.

Benliğimiz İslam'la tanıştıkça huzura erecek. Kur'an'ı anlayarak okuyup hatmetmek isteyeceğiz.

 Peygamberimizin Hadis kitaplarını okuyacağız.
Biz hayır yolunu seçersek o yol bize kolay kılınır. Okudukça ilmimiz artacak ve öğrendikçe hayatımız güzelleşecek ve olgunlaşacağız.

Allah'ın el-Esmâ-i Hüsnâ'sını neden ben bilmiyorum, şeklindeki nefis muhasebesi bizi; Allah'ın güzel isimlerini öğrenmeye, anlamaya ve sonuçta imanımızı artırmaya/imanımızın tadını almaya sevk edecek.
Muhtelif konularda ayetler ezberlemek isteyeceğiz. Zira Kur'an, mü'minlerin imanını artırır. 40 Hadis ya da inşaallah binlercesini öğreneceğiz. Artık bu aşamada gücümüze göre, her konuda bir kaç ayet ve Hadis bilir hale gelmiş olacağız.

Artık Allah'ın dilediklerine, dilediği kadar fazlından vermesiyle herkes farklı hayır mertebelerinde Müslümanlar olacaklar.

Öğrenilenler üzerinden, uygulamalı bir zaman süreci geçecek, böylece ilim ve imanla bütünleşeceğiz. Artık her şey Allah'ın istediği gibi güzel ve mübarektir.

Bir zaman sonra, geçmişi düşünüp, o Sünnet hamlesiyle yola çıktığımıza hamdedeceğiz. "Rabbim lütfetti" diye şükredeceğiz.

Unutmayalım, her hayrın başı ilk adımdır. Azmeden kaplumbağa tembel tavşanı geçer. Biz de nefsimizi yenelim, şeytandan gelen vesveselere kulak vermeyelim. O bizi hak yoldan uzaklaştırmak ve soğutmak için var gücüyle iş başındadır.

"Ben sadece Peygamberimizin çeşitli vesilelerle okuduğu duaları öğreneyim, yeter" diyenlere, önce derim ki, bu ses şeytandan bir vesvesedir. Bu düşüncenin doğru ifadesi, "Sünnete uymaya Peygamberimizin çeşitli vesilelerle okuduğu dua ve niyazlarla başlayayım" şeklinde olmalıdır.

Sonra da şunu hatırlatalım; insanlar imanda, takvâda, ihsanda hatta cennetteki makamlarında dahi farklı seviyededirler. Ama biz en hayırlısına talip olmalıyız. Allah'tan cenneti isteyin/isteyelim. Hem de Firdevs cennetini. Allah'ın fazlı, keremi büyüktür, O zengindir.

Önemli olan Allah'ın rızasını elde etmek için, O'nun vahyi istikametinde hareket edip sadece O'na kulluk etmektir. Bunun için çalışmaktır.

Konumuz Sünnet mecrâsında akmaktadır. İslam'ı, Peygamberimizin Sünneti istikametinde öğrenmeliyiz. Kur'an'a göre Müslüman olmalıyız.

İnsan Beyni ve Teknoloji:

Kısaca insan beyninin, zekasının, kapasitesinin mükemmelliğine de temas edelim. İnsan beyni mahlukattaki en büyük hard disk'tir. Eliniz altındaki bilgisayarın yapay belleğine binlerce cilt kitap yüklüyoruz ama yine de doldurmakta zorlanıyoruz değil mi? Bilgisayara sayısız kitap, belge, video yüklediğimiz zaman bile ancak bir kısmı doluyor. Bilgisayarı insan beyninin ürettiğini unutmayalım. İnsan beyni bilgisayardan daha etkin bir bilgi saklama, koruma ve değerlendirme yeteneğine sahiptir. Kaldı ki bilgisayarda "anlama" yoktur ve yapay zeka kullanılır. Akletme, kavrama, itiraz etme, sevme, buğz ve korkma gibi duygular taşımaz.

 Bilgisayara ne yüklersen; onu saklar, karşılaştırır, istatistik sunar, verilere göre cevap verir. Asla insan beyniyle karşılaştırılamaz.

 Nice insanları şaşkına çeviren iletişim teknolojisi bile insan beyninin yanında ilkel kalır. Bunca teknik ve bilim hâlâ insanı çözemedi. Oysa internet, bilgisayar, cep telefonu, 3G, televizyon, radyo ya da başkaları en ince ayrıntılarına kadar biliniyor. Zaten önce tasarlandı sonra yapıldı bu teknolojiler. Bunları Allah'ın yardımıyla insan beyni yaptı. İnsanın yaptığı, insandan üstün olur mu hiç?

İnsan Beyninin Hızı:

Duyu organlarımız vasıtasıyla toplanan tüm bilgiler beynimize saniyenin ellide biri kadar bir zaman süresince iletilmektedir.

Beynin hızını ve gücünü anladınız mı? Tüm duyu organlarının topladığı sayısız bilgiler beyne sadece saniyenin ellide birinde ulaşıyor. Bir saniyeyi 50 eşit zaman dilimine bölünüz ve milyarlarca bilgi, 1/50 saniyede anında beyinde... Var mı böyle bir teknoloji? Ya da böyle bir teknoloji icat edilebilir mi? "İnsan beynini" ve "insan" denen mükemmel varlığı yaratan o yüce gücün karşısında saygıyla, edep ile eğilmemek en büyük saygısızlık değil midir, bu durumda?

Düşünün, mesela; gözümüzün gördükleri ya da kulağımızın duydukları sayısız bilgiler vardır. Anında aksamadan ve beklemeden bu kadar kısa zaman diliminde, göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir zaman sürecinde beyne ulaşmaktadır. Hem de duyu organlarının tüm verileri…

 Beş tane duyu organımız vardır: Göz, kulak, deri, burun, dil. Bunların görevi ve işlevi farklı ve karmaşıktır. Tüm bunların topladığı sayısız veriler anında hem de 1/50 saniyede beyinde oluyor ve işlenmiş bilgi olarak insanın hizmetine sunuluyor.

İnsan Beyninin Kapasitesi:

Beynimizin 200 Trilyon cilt kitabın sığabileceği müthiş bir kapasitesi vardır.

 ABD'deki dünyanın en büyük kütüphanesi, 800 km uzunluğundaki raflara sığan 29 milyon kitaptan oluşmaktadır. Burada 470 dilde eser vardır.

 Beyin kütüphanesi ile dünyanın en büyük kütüphanesinin -hem kapasite hem işgal ettikleri yer, hem de bilgileri sunma gibi özellikleri- kıyas kabul etmez bir durumdur!

Bu Bilgileri Niçin Verdik? Ve Bu Karşılaştırmayı Niye Yaptık?

 

Bazıları "kafam almıyor", "unutuyorum", "zihnimi toparlayamıyorum", "hafızam çok zayıf", "okuyorum ama aklımda kalmıyor" diyerek beyinlerini sınırlayarak, onun muhteşem yapısını algılayamıyorlar.

 Beynimizin hızı, gücü ve kapasitesi ortada! Bir ayağımızı kaldırıp diğerinin önüne attığımızda bile beyinde milyonlarca işlem yapılmaktadır.

Beyin her şeyi alır; yeter ki oraya faydasız şeyler doldurmayalım. Beynimizin farkına varıp, onu hayırlı amaçlarla kullanmamız gerekir. Meşru ya da gayr-i meşru ne bulursak oraya doldurup enter'lamamalıyız. İnsana dünya ve âhirette faydası olan bilgileri almalıyız beynimize.

Beyin trilyonlarca cilt bilgiyi alır ama, bilgi çöplüğüne de çevirmemeliyiz orayı. Sonra bilgi komasına gireriz, beyin sarsıntısı geçiririz, kişilik parçalanmasına maruz kalırız, boşluğa düşer ve amaçsızca yiyip içen, yürüyen canlılar haline geliriz, maazallah!

Beynimizin kapasitesini anladıysak, kendi kapasitemizi de anladık demektir. Artık kimsenin "ben ezberleyemiyorum", "öğrenemiyorum" demeye hakkı yoktur.

Dünya ile ilgili meseleleri öğrenmeye gelince, pek çoğunun aklı erer, beyni çalışır; ancak vahye gelince anlamaz, ezberleyemez. Bu, kabul edilemez!

Çoğu zaman görürsünüz kişi, bilim adamı, profesör olmuş, âdeta her kitabı okumuş ancak Kur'an'ı okumamış! İslam'dan hiçbir şey bilmiyor. Kur'an'ı bilmeyen kişi entelektüel olabilir mi? İnsan bir merak eder, okur, öğrenir. Müslüman alimler, İncil ve Tevrat'ı bile inceliyorlar.

Gönül, neyi severse güzel odur! Sevdiği şeyi aklına ve beynine koyar; sevmediklerine 200 Trilyon cilt bilgi alabilen beyninde yer vermez.

"Vaktim olmuyor" diyerek kendimizi kandırmayalım lütfen. Biliyoruz ki insan, her şeye vakit ayırabilir. Yeter ki programlı hareket etsin ve istesin.

Yüce Rabbimiz cümlemizi, Peygamber yolunun yolcusu kılsın.

Yusuf Semmak

Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 11/12/2012 | Yorum(1) | Yorum yaz
abdullah günaydınALLAHrazi olsun
tarih: 01.01.2013
YORUM YAZINIZ
İSMİNİZ

E-Posta (Gizli)

Web siteniz

Yorumunuz

Güvenlik kodu
21.04.2026Salı
Son Konular .: 147- İnşikak Suresi (Seri' Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 146- İnfitar Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 145- Alimlerden Birine Soruldu! | Yusuf Semmak
.: 144- Sabah-Akşam Zikirleri | Yusuf Semmak
.: 143- Fecr Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 142- Abese Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 141- Ğaşiye Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 140- Leyl Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 139- Şems Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 138- Fatiha ve 10 Kısa Sure (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 137- Tarık Sûresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 136- Beled Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 135- Nebe Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 134- Hümeze Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 133- Beyyine Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 132- Alak Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 131- Duha Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 130- A'la Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 129- Buruc Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 128- Tekvir Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 127- Hasta İçin Okunacak Dualar! | Yusuf Semmak
.: 126- Her Köşeye ve Her Kişiye Tevhid'i Duyurun! | Yusuf Semmak
.: 125- Ru'yetullah'ı Reddedenlere Reddiye! | Kesitler-3 | Yusuf Semmak
.: 124- Kelime-i Şehadet Nedir? | Kesitler-2 | Yusuf Semmak
.: 123- Tağutu İnkar Etmek İmanın Şartıdır! | Yusuf Semmak
.: 122- Zerre Kadar İman Nedir? | Kesitler-1 | Yusuf Semmak
.: 121- Alın Yazgısı, Kader | Yusuf Semmak
.: 120- İlim Ne İçindir? Kimlere İlim Ehli Denir? | Yusuf Semmak
.: 119- Tekfircilik! | Yusuf Semmak
.: 118- Kur'an ve Sünnet'in Arasını Ayırma! | Yusuf Semmak
.: 117- Tevhid'i Nasıl Anlamalıyız? | Yusuf Semmak
.: 116- Sosyal Medyada Ne Paylaşalım? | Yusuf Semmak
.: NASİHATLER 17
Son Yorumlar
Yusuf Semmak
⏳ Ey İslâm Ümmeti! İlk vazi
Yusuf Semmak
✍️ Derdin ilimse, im
misafir
Nice
Yusuf Semmak
🔸 Rabbimiz, yolunu kaybed
Yusuf Semmak
Kadr Gecesi sebebiyle duâ ediyoru
Yusuf Semmak
Rabbimiz kalan ömrümüzü geçen ömr
Yusuf Semmak
☝️ "Tâğûta ibâdet et
Yusuf Semmak
✍ Sıla-i rahmin ömrü ve rız
Yusuf Semmak
BUNLAR HİÇ EŞİT OLUR MU?! 1- "
Yusuf Semmak
Arkadaşlar, videoyu paylaşalım!
Yusuf Semmak
Bu konuda üç Âyet-i Kerîme zikred
misafir
Thankks forr sharing your thought
Oğuzhan
Admin çok teşekkürler.
İsmail
Yüce ALLAH cc razı olsun sizden h
Yusuf Semmak
Ve aleyküm selâm kardeşim. Tâbi
Bekir Yetginbal
Canım kardeşim selamualeykum GÜN
Bekir Yetginbal
Ey Rabbim bu kulunun gayretlerini
Mahmut
Selamünaleykum Yusuf peygamberin
Ufuk
Çok güzel
Şeyma
Bu nadide soru ve cevapları için
Ahmet
Doyurucu bir yorum Teşekkürler
Yusuf Semmak
Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha
Baraa
Bence çoooook güzel bir site
ali
İlmî Arapça Sayfası http://www
ali
Faydalı Bir Maksud Programı http
ali
Faydalı Bir Emsile Programı http
Yusuf Semmak
BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA
Derya Atan
Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam
Firdevs Sevgi
inş güzeldit.
misafir
⭐⭐⭐⭐&
mustafa
Abi çook teşekküür ederim
Medine
Cenetin kapısın geçmek istiyom
Yusuf Semmak
Namazda Salli-Bârik okurken, Peyg
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM