Zekat konusundaki önemli bir mesele de, zekatın ticaret mallarından verilmesidir...
Bugün sosyal hayat içinde pek çok kişi zekatını ticaret mallarının mislinden vermektedir.
Ebû Hanife’ye göre; tüccar malının zekatını fakirlerin daha fazla yararına olacak paralarla verir.
İmam Muhammed’e göre ise; tüccar malının kıymetini yaşadığı beldede en çok tedavülde dolaşan para ile belirler. Çünkü bu hem daha kolay, hem de fakirlerin menfaatleri açısından daha münasiptir. Zira fakir, zekat parasıyla ihtiyacı olanları parayla alabilir. Günümüzde çok sorulan sorulardan bir tanesi de, zekatın nerelere verilip nerelere verilemeyeceğidir.
Tevbe suresinin 60. Ayetinde zekat verilecek sekiz kısım yer sayılmıştır. Bu sayılanların haricine zekat verilemez: “Sadakalar (zekat) Allah’dan bir farz olarak ancak (dilenmeyen) fakirlere, yoksullara, onu toplamakla görevlendirilenlere (zekat memurlarına), kalpleri (İslam’a) alıştırılmak istenenlere, kölelere, borçlulara, Allah yolundakilere ve (malından uzak düşmüş) yolculara mahsustur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe: 60)
Camilere, derneklere, vakıflara, tarikat yada yardım kuruluşları gibi mahiyeti ne olursa olsun binalara, yapılara zekat verilemez. 79- NÂZİÂT SÛRESİ:
(Mekke’de inmiştir. 46 âyettir.)
1-Andolsun (kâfirlerin rûhlarını) şiddetle çekip çıkaranlara,
2- (Mü’minlerin rûhlarını) yavaşça çekip alanlara;
3-Yüzdükçe yüzenlere,
4- Yarıştıkça yarışanlara,
5- Her bir işi düzenleyenlere… بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
BAKARA SÛRESİNİN TÜRKÇE ANLAMI:
(Medîne’de inmiştir. 286 Âyettir.)
Sayfa: 2, Cüz: 1
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla.
1- Elif, Lâm, Mîm.
2- İşte bu, kendisinde şüphe olmayan, müttakîler için de hidâyet olan bir Kitaptır.
3- Onlar ki, gayba iman ederler, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infâk ederler.
4- Ve onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de iman ederler ve âhirete de kesin bir bilgiyle inanırlar.
5- İşte bunlar, Rabblerinden olan bir hidâyet üzeredirler; kurtuluşa erenler de ancak onlardır. Günümüzde bu türden hezeyânlar maalesef ki artmıştır. Her şeyden önce, Kur'ân hakkında böyle bir soruyla fikir jimnastiği olur mu? Biz, üzerimize düşeni yapalım, inkârcı kimselerin, Kur’ân ve İslâm hakkında, genç beyinlerin zihinlerini bulandırmalarına imkân ölçüsünde engel olalım.
Mukaddesât hılâfına, söz söylemek ya da amel etmek câiz değilken, fikir yürütmek ve felsefe yapmak hiç câiz olur mu?
Akıl ve indî görüşlerle bu mesele üzerinde rastgele fikirler yürütmek, birilerinin, câhilce, inançsızlığa yönelebilme riskini artırır. Her soruda art niyet aramasak da, bu, bir nevi şeytânî propaganda gibidir. Şeytan memnundur yani, bu tarz tartışmalar açılmasından! Çünkü konuşanların ekserisi ilimden anlamayan ve Kur'ân ilimlerine hâkim olmayan yahut da en azından Arapça bile bilmeyen kimselerdir. Ayrıca sormak gerekir; durum böyleyse, Kur'ân'ı nasıl eleştirebilirsiniz!
Böyle bir soru soran arkadaşın, Kur'ân'ı indirildiği dil olan Arapça aslından yıllarca araştırıp kafasında ilmî, bilimsel, aklî, tecrübesel, tarihsel, sosyal, psikolojik vb. sayısız soruları olması ve bu soruların kaliteli olduğunu da, yıllarca ilim ve bilim adamlarıyla istişâre etmiş, bunların ma'kûl itirazlar olduğunu da ortaya koymuş ya da en azından öyle kanaat getirmiş olması gerekmez mi? Kur'ân lügatını, ıstılâhını, nahvini, sarfını, belâğatını, usûlünü, sebeb-i nuzüllerini, nuzül yerlerini/zamanlarını, Peygamber aleyhisselâm tarafından yapılmış açıklamalarını, uygulamalı Sünnetini, Peygamberimizden sonra ashâbın Kur'ân üzerindeki tefsîrlerini, her asırda temel İslâmî ilkeler istikâmetinde müctehid âlimlerin Âyetleri yorumlamalarını okumadan, Müslümanların tarihini ve İslâm'ı yaşama tarzlarının müspet ve menfî yönlerini okuyup araştırıp, doğrularıyla yanlışlarını birbirinden ayırmadan Kur'ân üzerinde yorum yapmak doğru mudur? Cennet; peygamberimizin davetine uyarak iman eden, gerek dünyaya ait ve gerekse ahirete ait tüm işlerinde Allah'tan gelenleri kendisine ölçü kabul eden ve Allah'tan gelenler konusunda zerre kadar şüphe etmeden, hak din olan İslâm'ı kendisine din edinen kimseler için hazırlanmış saadet, huzur ve nimetler yurdudur. Çoğulu, cinân ve cennât şeklindedir.
Cehennem ise; kâfir ve günahkâr Müslümanların azap görecekleri ceza yeridir. Allah, kâfirlere cehennemi va'd ederken; iman edip salih amel işleyenlere de cenneti müjdelemiştir. Münafık, müşrik ve kâfirler cehennem de ebedi olarak kalırlar; orada ölmezler, azapları hafifletilmez ve azap görürlerken kendilerine göz açtırılmaz, süre tanınmaz, istirahat verilmez. Kardeşim, açıklamalarında niyetin iyi olduğu için öncelikle teşekkürler. Fakat son cümlendeki "Allah (c.c.) insanın bu (cüz’î irâde) yönünü kuşatmamış, açık bırakmıştır" ifaden yanlıştır! Bu noktayı açıklamaya başlamadan önce, kulun irâdesi konusunda, Ehl-i Sünnet dışındaki bazı bid'atçı fırkaların ifrât ve tefrît noktasında şu iki görüşe sahip olduklarını hatırlatalım. Bazıları, kulun irâdesinde tamamen serbest olduğunu ve dilediği her şeyi yapma iktidarına sahip olduğunu söylerler. Bazıları da, kulun fiillerinde hiç bir irâdesinin olmadığını, önceden yazılmış bir kadere/yazgıya göre yaşatıldıklarını ve zorlandıklarını; tıpkı rüzgârın önüne katıp dilediği tarafa sürüklediği bir çerçöp mesâbesinde olduklarını iddia ederler. Kader konusunda bir arkadaşımızın sorusuna, "Kader Konusunda Açıklamalar" başlıklı yazımızla cevap vermiştik. Başka bir arkadaşımız açıklamalarımıza cevaben şunları yazmıştır: "İnsanlar yaratılmadan önce kaderleri yazıldı. Evet, öğrendim, çok teşekkür ederim Yusuf Semmak, kafamdaki çok önemli bir problem sonuçlanıyor. Bu çok önemli, çünkü insanlar yaratıldıktan sonra yazılsaydı kader, "niye bana bu kadar da, ona o kadar" denmesinin bir anlamı olurdu. Ama artık olamaz! Kaderlerimiz yazıldığında biz yoktuk,yaratıldıktan sonra yaptıklarımızdan dolayı da kimseyi suçlayamayız, itiraz edemeyiz.” Soru: Sorumu bir misalle anlatayım. Allah bir adamı yaratırken ne yapacağını biliyor; kötülükler mi yapacak iyilikler mi? Mesela, bir adamı yaratırken bile Allah, o adamın sonunun iyi mi yoksa kötü mü olacağını biliyor. Madem ki Allah, önceden biliyor, kul da Allah'ın bildiği bu şeyi kendi iradesiyle değiştiremez sanırım... Yada şöyle izah edeyim. Allah kulunu yaratırken yapacaklarını bildiği için, sonunun neresi olduğunu da bilir. Peki kul, dünyada iyi işler yaparak Allah katındaki sonunu değiştirebilir mi? Arapça’da رأسماليّة diye ifade edilen kapitalizm sistemi, demokrasiden tamamen ayrı bir sistem değildir. Bu iki sistem birbirini tamamlayan bir bütünün iki boyutudur. Kapitalizme hareket özgürlüğünü meclis ve senatolarda çıkardığı kanunlarla demokrasi verir. Liberal demokrasi, kapitalizmin siyasi yönünü teşkil ederken; kapitalizm de liberal demokrasinin ekonomik yönünü teşkil eder.
Kapitalizm kavramı üzerinde bir nebze durmamız meselenin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır: “Kapitalizm; Batı dünyasında feodalizmin çöküşünden bu yana egemen olan ekonomik sistem, anamalcılık, sermayecilik, serbest piyasa ekonomisi, serbest girişim ekonomisi adlarıyla da anılır. Liberal sistem, serbest ticaret, karma ekonomi deyimleri de kapitalizmi belirtir. Kapitalist ekonominin temel özelliği üretim araçlarının büyük çoğunluğunun özel ellerde bulunması ve üretimle gelir bölüşümüne önemli ölçüde piyasaların işleyişinin yön vermesidir. |
KATEGORİLER
27.07.2026Pazartesi
Son Yorumlar
Yusuf Semmak Videoda, dünyanın sonunda gerçekl Yusuf Semmak ☝ Allah Azze ve Celle buyur Yusuf Semmak ⏳ Ey İslâm Ümmeti! İlk vazi Yusuf Semmak ✍️ Derdin ilimse, im misafir Nice Yusuf Semmak 🔸 Rabbimiz, yolunu kaybed Yusuf Semmak Kadr Gecesi sebebiyle duâ ediyoru Yusuf Semmak Rabbimiz kalan ömrümüzü geçen ömr Yusuf Semmak ☝️ "Tâğûta ibâdet et Yusuf Semmak ✍ Sıla-i rahmin ömrü ve rız Yusuf Semmak BUNLAR HİÇ EŞİT OLUR MU?! 1- " Yusuf Semmak Arkadaşlar, videoyu paylaşalım! Yusuf Semmak Bu konuda üç Âyet-i Kerîme zikred misafir Thankks forr sharing your thought Oğuzhan Admin çok teşekkürler. İsmail Yüce ALLAH cc razı olsun sizden h Yusuf Semmak Ve aleyküm selâm kardeşim. Tâbi Bekir Yetginbal Canım kardeşim selamualeykum GÜN Bekir Yetginbal Ey Rabbim bu kulunun gayretlerini Mahmut Selamünaleykum Yusuf peygamberin Ufuk Çok güzel Şeyma Bu nadide soru ve cevapları için Ahmet Doyurucu bir yorum Teşekkürler Yusuf Semmak Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha Baraa Bence çoooook güzel bir site ali İlmî Arapça Sayfası http://www ali Faydalı Bir Maksud Programı http ali Faydalı Bir Emsile Programı http Yusuf Semmak BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA Derya Atan Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam Firdevs Sevgi inş güzeldit. misafir ⭐⭐⭐⭐& mustafa Abi çook teşekküür ederim |