Nahiv İlminin Kâideleri İstikâmetinde, Hadîs-i Şerîfleri Tanıyalım:
1) الْمُسْتَشَارُ مُؤْتَمَنٌ "İstişâre edilen, güvenilir (kimse)dir." (İbn-i Mâce, Edeb, 37)
Hadîs bir isim cümlesidir; mübteda ve haber'den oluşmaktadır. Her iki öğe de merfû’ olur. الْمُسْتَشَارُ mübteda, مُؤْتَمَنٌ de haber'dir.
2) اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ أَحَبَّ "Kişi sevdiğiyle beraberdir." (Buhârî, Edeb, 96)
Hadîs’te geçen اَلْمَرْءُ kelimesi mübteda'dır. مَعَ zarf, şibh-i cümle olarak mahallen merfû’, mübteda'nın haberidir. مَنْ ism-i mevsûl, muzâfun ileyh, mahallen mecrûrdur. أَحَبَّ mâzi fiil, fâili müstetirun fîh (fiilin içinde gizli) olan هُوَ zamiridir ve bu fiil cümlesi, mevsûl'ün sılasıdır. Sıla cümlesinde ism-i mevsûl'e dönen bir "âid" bulunur. Bu sıla da âid mahzûf (hazfedilmiş) ه zamiridir. Takdiri, أَحَبَّهُ şeklindedir. Kişinin davranışları karakterini yansıtır.
سِيرَةُ الْمَرْءِ تُنْبِئُ عَنْ سَرِيرَتِهِ İsimler, müzekker (erkek) ve müennes (dişi) olmak üzere iki kısma ayrılır:
1) Müzekker İsim: Canlı varlıkların erkeklerine veya gramer bakımından müzekker (erkek) kabul edilen yani kendisinde dişilik alâmeti bulunmayan cansız varlıklara verilen isimdir. Ma'rife İsim: Belirli ve bilinen bir varlığı gösteren, genellikle başında harf-i tarif adını verdiğimiz (ال) takısı (artikel) bulunan isimlere ma'rife isim denir. İlk dersimizde kelime ve kısımları üzerinde durmuştuk. Kelimelerin isim, fiil ve harf'ten meydana geldiğini öğrenmiştik. Cümleler kelimelerden meydana geldiği için; Arapça öğrenimine bu konuyla başladık. Şimdi de kelimenin ilk kısmı olan ismi tanımaya devam edelim. Bilindiği gibi karşılaştığımız bir kelime ya isimdir, ya fiildir, yada harf'tir. Peki, ismi nasıl tanıyacağız? Özellikleri nelerdir? Ana hatlarıyla bu konu üzerinde duralım. Kelime: Anlamı olan en küçük söz parçasına kelime denir. Kelime, cümlenin yapısını teşkil eden unsurlardan birisidir ve üç kısma ayrılır: İsim, fiil ve harf. Bismillahirrahmanirrahim. "Şüphesiz Biz onu anlayıp düşünesiniz diye, Arapça bir Kur'ân olarak indirdik." (Yûsuf: 2) Mukaddime:
Arapça ilmi, kendi içerisinde bazı branşlara ayrılır. Bunlar Arapça ile ilgili ilimlerdir.
Seyyid Ahmed Hâşimî, bu konuyu şöyle ifade eder:
علومُ اللغةِ العربيّةِ عبارةٌ عن اثنى عشر علمًا
"Arapça ilimleri, on iki ilimden ibarettir." Bu ilimler; nahv, sarf, arûz, kâfiye, lügat, garaz, inşâ, hatt, beyân, meânî, muhâdara, iştikâk.
Bu ilimlerin aynı mânâyı ifade eden farklı isimleri de bulunmaktadır. Arapça'yı ideal seviyede yani günümüzdeki ifadesiyle üst düzey bilmek için bu ilimleri okumak, anlamak ve uygulamak gerekmektedir. Arapça'ya dair olan her ilmin bir âdâbı ve bir hedefi bulunmaktadır. Sigara içenlerin çoğunluğu, "zenginlerin ve ailesinin nafakasını temin edebilenlerin sigara içmesi tenzîhen mekrûhtur; fakirlerin içmesi doğru değildir" derler... Bu tutarsız söz, sigara içiyor olmanın bir önyargısıdır. Müteahhırûn ulemâdan kimse –şâzz görüşler hariç- bu görüşte değildir. Aksine haram ya da tahrîmen mekrûh olması üzerinde yoğunlaşmışlardır. Her iki fetvâ da sigara içmenin günah olduğu ve azabı gerektirdiği anlamı taşır.
Sigaranın zararlarının tanınmadığı dönemlerde sigarayla ilgili, maddî durumu yerinde olanlar için verilmiş olan tenzîhen mekrûh fetvâsı bağlayıcı değildir. Zira o dönemlerde sigaranın binlerce zehir barındırdığı, kişinin kendisine ve çevresine zarar verdiği; dolayısıyla nefislere bir zulüm olduğu, kul hakkını gerektirdiği bilinmemekteydi. Yine o dönemlerde sigara tekelleşmemişti ve bu kadar yaygın bir sektör değildi. Ayrıca sigaranın farzımuhal sağlık yönünden hiç zararı olmadığını bir an düşünsek dahi maddî durumu yerinde olanların sigara içmesinin tenzihî bir mekrûh olduğu görüşüne katılmıyoruz. O fetvâ pek çok yönden geçersiz olduğu gibi, şâzz'dır. Zira lüzumsuz yere harcama yapmak zengin için de fakir için de isrâftır. İsrâf'ın haramlığı ekonomik statüye göre değişmediği gibi, isrâf'ın azı-çoğu da olmaz. Az savurganlık câiz, çok savurganlık isrâf yani haramdır, diyemeyiz. Ekonomide en kutsal değer olan insan emeğini istismar eden sistemlere karşı, ezilen insanların sesi ve umudu olma iddiasıyla ortaya çıkan Sosyalizm, önce Doğu’da sonra Batı’da ilgi gördü. Bunun nedeni olarak, çok eski dönemlerden beri, içinde yaşadıkları toplum düzenlerinden rahatsızlık duyan bir çok kişinin, zenginliklerin âdil bir biçimde paylaştırılacağı ve insanlar arasında eşitliğin sağlanacağı toplumsal köklü değişikliklerin gerekli olduğunu savunmuş olmalarını gösterebiliriz. Her dönemde, insanlar arasında adalet ve eşitlik özlemi taşıyan kimselerin zengin-yoksul, yöneten-yönetilen ayrımcılığının olmadığı ideal toplum söylemlerini seslendirdikleri görülmüştür. Tarih boyunca insanlar hep adaletin herkesi kapsadığı, zulmün ve baskının olmadığı, zenginliklerin paylaşıldığı ve herhangi bir zümrenin tahakküm ve idaresi altında kölelik sınıfının oluşturulmadığı mükemmel bir sosyal yapının özlemi içerisinde olmuşlardır. Ancak bu türden beklentilerine rağmen, bunun nasıl gerçekleştirileceği noktasındaki varsayımlardan bir adım bile ileri gidememişlerdir. Çünkü yaratıcılarından bağımsız, çözüm arayışlarına girmişlerdir. Oysa insanın özüne ve fıtratına en uygun çözümler sunacak tek kaynak vardır. O da Vahiy’dir… Yani Allah’ın Kitabı Kur’an-ı Kerim’dir ve Peygamberimizin Sünnetidir… Müslümanın alış veriş anlayışı, ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. Zevk için alış veriş yapmaz.
İhtiyaçlarını karşılarken kendi kişiliğine ve beğenisine uygun seçimde bulunabilir.
Bu iki durum hep karıştırılır ve itiraz konusu olur. Elbette Müslümanların da beğenisi ve tercihi olur ve ona göre kendisine lazım olan eşyayı satın alır.
Kapitalizm ise, insanları "tüketici" olarak görür ve o insanların ihtiyaçlarını sınırsız kabul eder. "Tüketicilerin ihtiyaçları sınırsızdır" anlayışıyla piyasaya mal süren Kapitalizm, toplumun beğeni ve tercihlerine yön verir.
Bunu da "moda" denen bir akımla gerçekleştirir. Moda; belirli bir zaman etkin olan toplumsal beğeni yada herhangi bir şeye gösterilen aşırı ilgi diye tanımlanabilir. |
KATEGORİLER
27.07.2026Pazartesi
Son Yorumlar
Yusuf Semmak Videoda, dünyanın sonunda gerçekl Yusuf Semmak ☝ Allah Azze ve Celle buyur Yusuf Semmak ⏳ Ey İslâm Ümmeti! İlk vazi Yusuf Semmak ✍️ Derdin ilimse, im misafir Nice Yusuf Semmak 🔸 Rabbimiz, yolunu kaybed Yusuf Semmak Kadr Gecesi sebebiyle duâ ediyoru Yusuf Semmak Rabbimiz kalan ömrümüzü geçen ömr Yusuf Semmak ☝️ "Tâğûta ibâdet et Yusuf Semmak ✍ Sıla-i rahmin ömrü ve rız Yusuf Semmak BUNLAR HİÇ EŞİT OLUR MU?! 1- " Yusuf Semmak Arkadaşlar, videoyu paylaşalım! Yusuf Semmak Bu konuda üç Âyet-i Kerîme zikred misafir Thankks forr sharing your thought Oğuzhan Admin çok teşekkürler. İsmail Yüce ALLAH cc razı olsun sizden h Yusuf Semmak Ve aleyküm selâm kardeşim. Tâbi Bekir Yetginbal Canım kardeşim selamualeykum GÜN Bekir Yetginbal Ey Rabbim bu kulunun gayretlerini Mahmut Selamünaleykum Yusuf peygamberin Ufuk Çok güzel Şeyma Bu nadide soru ve cevapları için Ahmet Doyurucu bir yorum Teşekkürler Yusuf Semmak Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha Baraa Bence çoooook güzel bir site ali İlmî Arapça Sayfası http://www ali Faydalı Bir Maksud Programı http ali Faydalı Bir Emsile Programı http Yusuf Semmak BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA Derya Atan Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam Firdevs Sevgi inş güzeldit. misafir ⭐⭐⭐⭐& mustafa Abi çook teşekküür ederim |